BUGÜN PİYANİST OLABİLDİYSEM BUNU BORÇLU OLDUĞUM BİRİCİK ANNECİĞİM HALE KOCABAŞ 'IN ANISINA..

PORTAKAL AĞACI

Kış olanca haşmetiyle varlığını hissettirmeye başladı artık.

Yılın en soğuk günlerinden biri, belki de kar yağacak. Keşke yağsa. Soğuğu kırar. Ayaz çıplak tenine deyince insanın bıçak gibi kesiyor.....

Sabah uzunca bir süre bahçedeki portakal ağacına baktık oğlumla.

Ve bir dost ziyareti....

Anılar beklenmedik bir anda geçmişten gelen eski bir dost gibi çıkıverir karşınıza...

Bizimkiside öyle birşeydi....

 Hani çocukluğumuzda sobanın üstüne portakal kabuklarını koyardık ya.

Portakalların her bir kabuğunu özenle soyardık, şekilsiz görünmesini hiç istemezdik.

Sobadan gelen çıtırtıların eşlik ettiği o benzersiz kokuyu soluyorum sandım.

Tanıdık bir yüz görmüş kadar mutlu etti bu beni....